Stuttgart, Almanya – Teknoloji ve hizmet tedarikçisi Bosch, küresel ekonomik baskıların yoğun hissedildiği 2025 mali yılını zorlu koşullar altında tamamladı. Ön kapanış rakamlarına göre, şirketin satış gelirleri 91 milyar Euro ile önceki yılın (2024: 90,3 milyar Euro) hafif üzerinde gerçekleşti. Kur etkilerinden arındırıldığında satış gelirleri %4,2 artış gösterdi. Faaliyetlerden elde edilen FVÖK marjı %1,9 seviyesinde kalarak beklentilerin altında kaldı (2024: %3,5). Bu yavaş büyümede, küresel ekonomik zayıflık ve zorlaşan piyasa koşulları etkili oldu.
Bosch Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Stefan Hartung, ekonomik gerçekliğin sonuçlara yansıdığını belirtti. Hartung, “Olumsuz koşullara rağmen büyüme stratejimiz üzerinde sistematik bir şekilde çalışıyoruz. Bu da rekabet gücümüzü artırmamızı gerektiriyor. Geleceğe yönelik rotamızı netleştiriyoruz.” dedi. Bosch, 2030 Stratejisi kapsamında küresel varlığını, güçlü markasını ve teknolojik uzmanlığını kullanmaya devam etmeyi planlıyor.

Şirket, mevcut ekonomik ortamda rekabetin artmasını bekliyor ve faaliyet gösterdiği pazarlarda belirgin bir toparlanmanın 2027’den önce gerçekleşmesini öngörmüyor. Bosch’un uzun vadeli hedefleri arasında sürdürülebilir büyüme için yıllık %6–8 satış artışı ve en az %7 marj seviyesi bulunuyor. Mevcut koşullar altında bu hedef marjın en erken 2027 yılında yakalanması planlanıyor.
Rekabet Gücünün Güçlendirilmesi: Maliyet Açığını Kapatma ve Yatırım Kapasitesi
2030 Stratejisi doğrultusunda Bosch, maliyet yapısını dönüştürmeye ve yatırım kapasitesini güvence altına almaya odaklanıyor. Şirket, dünyadaki kilit pazarlarda ilk üç tedarikçiden biri olmayı hedefliyorken, rekabetçi maliyet seviyeleri ve talep odaklı kapasite yönetimi önem kazanıyor.
Hartung, malzeme maliyetlerine odaklandıklarını, üretkenliği artırmak için yapay zekayı yoğun kullandıklarını ve yatırımları daha dikkatli değerlendirdiklerini belirtti. Uzun vadede rekabet gücü ve yatırım kapasitesini güvence altına almak için personel giderlerini azaltmak ve organizasyonu verimli hale getirmek gerektiğini vurguladı.
Elektromobiliteye geçiş ve küresel otomotiv sektöründeki yüksek fiyat ve rekabet baskısı, Mobilite faaliyet alanında hedef marja kıyasla yıllık yaklaşık 2,5 milyar Euro maliyet açığı yarattı. Bu durum, Bosch’un yaklaşık 13.000 pozisyonda yeniden yapılanma ihtiyacını açıklamasına yol açtı. Hartung, bu adımların şirketin uzun vadeli rekabet gücünü ve yatırımlarını korumak için zorunlu ve sorumlu kararlar olduğunu dile getirdi. Bosch, tedbirleri çalışan temsilcileriyle yakın istişare içinde sosyal açıdan kabul edilebilir şekilde uygulamayı hedefliyor.
2030 Stratejisi: İnovasyon ve Satın Almalarla İş Fırsatları
Bosch, zor koşullara rağmen birçok pazar segmentinde işlerin canlanması için önemli büyüme fırsatları görüyor. Hartung, yazılım odaklı mobilite gibi kritik alanlardaki piyasa ivmesinin başlangıçta sınırlı olacağını, ancak önümüzdeki on yıl içinde önemli ölçüde hızlanmasını beklediklerini söyledi.
2025’te Bosch, akıllı sürücü destek sistemleri ve sensör teknolojilerinde güçlü sipariş ivmesi yakalayarak otonom sürüş çözümleri için 11 milyar Euro tutarında sipariş aldı. HVAC (Isıtma, Havalandırma, İklimlendirme) çözümlerinde yapılan satın alma sayesinde Bosch Home Comfort’un orta vadede satış gelirlerinin yaklaşık iki katına çıkarak 8 milyar Euro seviyesine ulaşması öngörülüyor. İşkolu, konut ve hafif ticari binalarda ısıtma, havalandırma ve soğutma pazarında dünyanın en büyük tedarikçilerinden biri konumunda.
Elektrikli El Aletleri iş kolunda pazara çıkış süresi ortalama iki ay kısaltılırken, 2027’ye kadar yaklaşık 2.000 yeni ürünün piyasaya sunulması planlanıyor. Şirket ayrıca 2027 sonuna kadar yapay zekaya toplam 2,5 milyar Euro yatırım yapmayı hedefliyor.
Teknoloji ve Avrupa’nın Rekabet Gücü
Bosch’a göre Avrupa, bölgesel rekabet gücü açısından potansiyel taşıyor ancak bu potansiyelin gerçekleşmesi için toplum ve politika yapıcıların teknolojiye yönelik şüpheciliği aşması gerekiyor. Bosch Tech Compass araştırmasına göre Almanya’da teknolojik ilerlemenin olumlu etkilerine inananların oranı üçte ikinin altında, Fransa’da ise daha düşüktür.
Hartung, “Bir ülke veya toplum, küresel rekabette teknolojik ilerleme için yeterli istek gösterirse ayakta kalabilir.” dedi. Bosch, hidrojen ve yapay zeka gibi alanlarda cesur adımlar atılması gerektiğini vurguluyor. 2018’den bu yana yapay zeka alanında 2.000’in üzerinde patent başvurusu ile dönüşümde aktif rol oynuyor.
2025 Yılı Performansı: Sektörel ve Bölgesel Satışlar
Bosch’un küresel pazarlarındaki zorlu koşullar, 2025 yılında sektör bazında satışları etkiledi. Mobilite faaliyet alanında satış gelirleri 56 milyar Euro ile nominal %0,3, kur etkilerinden arındırıldığında %3,1 arttı. Sanayi Teknolojileri alanında satışlar 6,5 milyar Euro iken, büyüme %3,2 oldu. Dayanıklı Tüketim Malları sektöründe satışlar 19,9 milyar Euro ile nominal %1,9 azaldı, kur etkilerinden arındırıldığında ise %4 artış gösterdi. Enerji ve Bina Teknolojileri alanında ise satışlar nominal %12,3 ve kurdan arındırıldığında %15,3 artışla 8,4 milyar Euro olarak gerçekleşti.
Bölgesel bazda ise Avrupa’daki satış gelirleri nominal %0,6 azalarak 44,2 milyar Euro oldu, kurdan arındırıldığında ise %1,5 arttı. Amerika’da satışlar kur etkilerinden arındırıldığında %9,2, Asya Pasifik’te %5,6 büyüme gösterdi.
Bosch Grubu Yönetim Kurulu Üyesi ve Finans Direktörü Markus Forschner, zayıf küresel ekonomik ortama rağmen atılan adımların maliyet ve rekabet pozisyonunu güçlendirmeyi hedeflediğini belirtti. Bu iyileşmelerin marjlara olumlu yansımasını kademeli olarak göreceklerini ve %7’lik hedef marja en erken 2027’de ulaşmayı planladıklarını ifade etti.
Çalışan Sayısı ve 2026 Beklentileri
2025 yılında Bosch, 412.400 çalışan ile yılı tamamladı. Küresel çalışan sayısı bir önceki yıla göre yaklaşık 5.400 kişi (%1) azaldı. Almanya’da çalışan sayısı yaklaşık 6.500 kişi (%5) azalarak 123.100 çalışana geriledi.
2026 yılı için Bosch, küresel ekonominin %2,3 büyümesini bekliyor ancak rekabet ve fiyat baskısının süreceğini öngörüyor. Şirket, 2030 Stratejisi kapsamında yürüttüğü dönüşüm adımlarını uzun vadeli büyüme ve dayanıklılığın temel unsuru olarak konumlandırıyor.


































































































