Her yıl yeniden üretilen bir gıda ürününün aynı kalması mümkün mü? Doğa değişirken, iklim kayarken, toprak yorulurken bu sorunun yanıtı önemli hale geliyor. Gıda üretiminde çoğu zaman sonuç; tat, aroma ve lezzet konuşulur. Ancak asıl soru, ortaya çıkan sonucu yıllar boyunca aynı kalitede tutabilmek mümkün müdür?
Saki İçecek Grubu’nun üretim anlayışı bu sorudan hareket ediyor. Üretim, onlar için fabrikada değil, toprağın kendisinde başlıyor.
Hikâye Fabrikada Değil, Bağda Başlıyor
Türkiye’nin önemli üzüm havzalarından biri olan Manisa’nın Salihli ovasında üretim, takvimle değil doğayla ilerliyor. Toprak ne zaman hazırsa ve bağ ne zaman izin verirse süreç o zaman başlıyor. Saki İçecek Grubu’nun tarımsal üretim yaklaşımı, Manisa–Salihli bölgesinde coğrafi işaretle tescillenmiş Sultaniye üzümü başta olmak üzere, farklı üzüm çeşitlerinin yetiştirildiği bağ havzaları üzerine kuruludur.
Bölgede uygulanan üretim modeli; Sultaniye’nin yanı sıra Cabernet Sauvignon, Cabernet Franc, Boğazkere ve Alicante gibi üzüm türlerinin tarımsal takibini içeren, uzun vadeli ve sürdürülebilir bağ yönetimi anlayışıyla yürütülmektedir. Saki İçecek Grubu, yıllardır aynı bağlarla, aynı üreticilerle, aynı disiplin ve yaklaşımla çalışıyor. Yaklaşık 1.100 dönüm arazi üzerinde 30 üretici ile yürütülen sözleşmeli tarım modeli; hasat dönemini, bağın hazırlanmasını, gübrelemesini, bitki sağlığını ve hasat zamanlamasını kapsıyor. Amaç, her yıl değişen koşullara rağmen üretimde sürekliliği sağlamaktır.
Her Yıl Aynı Sonucu Almak Kolay Değil
Tarımda hiçbir yıl bir öncekinin aynısı değildir. Yağmurun zamanı değişir, sıcaklık farklılaşır, rüzgâr yön değiştirir. Aynı ürünü yeniden üretmek mümkün olsa da aynı sonucu almak her zaman mümkün değildir. Saki İçecek Grubu Başkanı Erol Sezer bu duruma dikkat çekiyor:
“İyi ürünü yapmak bir başarıdır. Onu yıllar boyunca aynı çizgide tutabilmek ise çok daha büyük bir sınavdır. Bu nedenle üretimi kısa vadeli hedeflerle değil, uzun soluklu ilişkiler üzerine kuruyoruz.” Bu yaklaşım sadece kaliteyi değil tarımsal bilgi birikiminin korunmasını ve üreticinin emeğinin sürdürülebilirliğini destekliyor.
Kulaktan Dolma Bilgiler Yerine Sürece Bakmak
Gıda üretimine dair pek çok kavram, zamanla teknik anlamından uzaklaşıp kulaktan dolma anlatılara dönüşebiliyor. Oysa üretimde gerçek fark, iddialı söylemlerde değil, romantize edilen hikâyelerde değil, izlenebilir ve denetlenebilir süreçlerde ortaya çıkar.
Tüketici açısından en sağlıklı yaklaşım hikâyeden çok sürece, anlatıdan çok üretim disiplinine bakmaktır.
Çiftçiyle Tedarikçi Değil, Yol Arkadaşlığı
Bu üretim modelinin merkezinde çiftçi yer alıyor. Üreticiler sadece hammadde sağlayıcısı değil, planlamanın, kararların ve üretim sürecinin doğal paydaşıdır. Hasat dönemlerinde yaklaşık 200 mevsimlik tarım işçisi ile yürütülen çalışmalar, iş güvenliği, barınma, ulaşım ve dinlenme koşulları gözetilerek planlanıyor. Bu yaklaşım, tarımın sadece ekonomik değil sosyal bir sorumluluk alanı olduğunu gösterir.
Enerji, Tarım ve Teknoloji Aynı Hikâyede
Saki İçecek Grubu, üretim tesislerinde yenilenebilir enerji kullanımını önceliklendirerek çevresel etkiyi azaltmayı hedefliyor. Tarımda elde edilen hammaddenin ileri teknolojiyle işlenmesi, kalite standardının korunmasına katkı sağlıyor. Böylece toprak, emek ve teknoloji aynı üretim hikâyesinde buluşuyor.
Bir Ürün Değil, Bir Üretim Kültürü
Bu yaklaşım, Saki’yi klasik bir gıda üreticisinden ayırıyor. Burada öncelik daha fazla üretmek değil, daha doğru üretmek. Oluşan kültür; etiketle değil, süreçle kurulan bir güven duygusu yaratıyor. Çünkü bir ürünün tadı kadar, o tadın ardındaki üretim anlayışı da önemlidir.
Gerçek Kalite Sessizdir
Bugün geriye dönüp bakıldığında bu hikâye rakamlarla değil, süreklilikle ölçülüyor. Aynı bağdan gelen üzüm, aynı üretim disiplini ve yıllara yayılan sabır… Gerçek kalite çoğu zaman yüksek sesle konuşmaz, zamanla kendini anlatır.
Editöre Not
Saki İçecek Grubu, Manisa–Salihli merkezli yerli bir üretim grubudur. Hammaddenin temininden üretime kadar tüm süreci tarım temelli bir yaklaşımla yürütmektedir. Yaklaşık 1.100 dönüm arazi üzerinde 30 üretici ile sürdürülen sözleşmeli tarım modeli kapsamında; üzüm ve anason başta olmak üzere temel tarımsal girdiler yıl boyunca teknik ekipler tarafından takip edilir.
Grup, üretim tesislerinde yenilenebilir enerji kullanımı ile çevresel sürdürülebilirliği üretim politikasının temel unsurlarından biri haline getirmiştir. Kurucu ve Başkan Erol Sezer’in üretim yaklaşımı, kısa vadeli hacim hedeflerinden çok tarımsal süreklilik, kalite standardının korunması ve uzun vadeli üretici iş birliklerine dayanmaktadır.



































































































